30 yaş sonrası hayat “hazırlık döneminde” gibidir. Eğitim, ilk iş, ilk ciddi ilişki, ilk hayal kırıklıkları… Ama 30’dan sonra bir şey değişir. Sanki oyun ciddileşir.
Dışarıdan bakıldığında her şey normaldir: iş var, çevre var, planlar var. Ama içeride bir ağırlık oluşur. Zaman daha hızlı akıyor gibi gelir. Hatalar daha pahalıdır. Kararlar daha kalıcıdır.
Peki bu gerçekten biyolojik bir eşik mi? Yoksa toplumsal bir baskı mı? Yoksa sadece zihinsel bir algı mı?
Dışarıdan bakıldığında her şey normaldir: iş var, çevre var, planlar var. Ama içeride bir ağırlık oluşur. Zaman daha hızlı akıyor gibi gelir. Hatalar daha pahalıdır. Kararlar daha kalıcıdır.
Peki bu gerçekten biyolojik bir eşik mi? Yoksa toplumsal bir baskı mı? Yoksa sadece zihinsel bir algı mı?